Can Ahmedim s.a.v

Ana Sayfa Profilim Arşiv

Hakkımda

ahmeds...Güzellikler Rabbimizden,kusurlar nefsimizdendir... "Fânîyim, fânî olanı istemem; âcizim, âciz olanı istemem.Rûhumu Rahmân;a teslim eyledim, gayr istemem.İsterim, fakat bir yâr-ı bâkî isterim.Zerreyim, fakat bir Şems-i Sermed isterim.Hiç ender hiçim, fakat bu mevcudâtı birden isterim." Bediüzzamana hz.


Kategorilerim



Yazılarım

Ne Çok hatıram Var Seninle Rabbim!...
BİR BESMELE ÇEK GÖNÜLDEN...
Allahım!...
SUSMAK...
Buradan Bir Müslüman Geçti Denilecek...
Birkaç bîçare gençlere verilen bir tenbih, bir ders, bir ihtardı
EY NEFİS! KIYAMET’i OKU!...
Çaresizlik çığlığı...
Vermek güzelleştiriyor insanı...
Ey dost! Ayna’ya iyi bak! Güzelliğin kaynağını gör!...


Arkadaslarım

bayansanem
binbirhuzun
yurekyanginlari
mehmet toprak
vaktivisal
Blogcu Yardım
Gül Hanım GüRSOY
feyzanur2000
mnelam
cennetkokusu
haspinar
metekan
tillsim
sohbetsevenler
nasibim
hdk
sevgipinari01
cankurban
geceesintisi
2563
Seyma .
simuzer60
Esmâ Lâ'l
nuruhilal
osizsiniz
kaprislikalp
gülnaz hasköy
anguzelblogg
dostilleri
resimdostu
nisanur83
umutsahili82
acigul
seyyahcagri
mutluluklardiyarim
islamiilimler
gulozturk
bilginerdogan
eser ali
nuruahsen
edebinur
reshamisal
hattatin
Adem Armağan
acizgonul
YuSuF YüZLü
allahbesbakiheves
sevinlibebek
manayolcusu
Ahmet KATIN
nurumuhammed
laluask34
serpilobakizi
mine78
kalbimecruhsiirim
saklidiyar
mustafa mazlum
risaleinurdanvecizeler
huzurdenizi huzur
sukutzamani
miniknurcular
kureysi
dildesen
mechulsair09
aycela
firdevs78
nursahkaraca
kardelenceyim
kuranvetoplum
maneviiklim
havadankoyu
tamercosgun
BeklenenNevbahar
La-Tahzen
1gultanesi


Bağlantılarım

* ahmeds (Güzellikler Rabbimizden...)
* sorularla risaleinur.com
* vehbivakkasoglu.com/
* Canlı Risale-i Nur
* nuriklimi.wordpress
* ahmeds.azbuz.
tıklayınız tıklayınız tıklayınız tıklayınız tıklayınız tıklayınız tıklayınız tıklayınız


SOHBET KÖŞESİ

Ey Yolcu ! Nereye bu gidiş? Güven nerde, Ahde Vefa nerede kaldı... ?




Efendimiz (sav)


Ahirzaman Asrından Asr-ı Saadete sesleniş
Sevgili Peygamberimiz (sav)e mesajınızı iletmek için resme tıklayın
Image Hosted by ImageShack.us

 KUTLU DOGUM İÇİN MESAJ BIRAK
Image Hosted by ImageShack.us
By

Rasül-i Ekrem Efendimiz namaza başlarken kendisi için şöyle duâ etmiştir: “Ey Allah'ım hatalarımı benden doğu ile batı arasındaki mesafe kadar uzak kıl. Ey Allah'ım beyaz elbisenin kirli paslı elbiseden ayıklandığı gibi beni de günahlarımdan pâk eyle. Ey Allah'ım beni katında bulunan mânevî kar, su ve dolu ile yıka”


Image Hosted by ImageShack.us
amin O'NA (SAV) BİR TEŞEKKÜR BIRAKIN
meajınızı yazmak için resme tıklayın.




VEDA HUTBESİ

Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.usVeda HutbesiImage Hosted by ImageShack.us

Bismillahirrahmanirrahîm

EY İNSANLAR!
Sözümü iyi dinleyiniz.Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha birleşemeyeceğiz.

İNSANLAR!

Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.

ASHABIM!

Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünkü her hal ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin! Olabilir ki bildiren kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlıyarak muhafaza etmiş olur.

ASHABIM!

Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin. Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Lâkin borcunuzun aslını vermek gerektir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Cahilliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz de Abdulmuttalib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir.

ASHABIM!

Cahilliyet devrinde güdülen kan dâvâları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu (amcazadem) Rebia'nın kan davasıdır.

İNSANLAR!

Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden tesir ve hakimiyet kurmak gücünü ebedi suretle kaybetmiştir. Fakat siz; bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız!

İNSANLAR!


Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar üzeridne hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki

hakkınız, onların, aile yuvasını, hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir. Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe döğüp sakındırabilirsiniz. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, memleket göreneğine göre, her türlü yiyim ve giyimlerini temin etmenizdir.


MÜ'MİNLER!


Size bir emanet bırakıyorum ki ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanet Allah Kitabı Kur'andır.

MÜ'MİNLER!

Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman müslümanın kardeşidir, böylece bütün müslümanlar kardeştir. Din kardeşinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz başkasına helal değildir. Meğer ki gönül hoşluğu ile kendisine vermiş olsun...


ASHABIM!

Nefsinize zulmetmeyiniz. Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır.

İNSANLAR!

Allah Teala her hak sahibine hakkını (Kur'an'da) vermiştir. Varise vasiyet etmeğe lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden için mahrumiyet vardır. Babasından başka bir soy iddia eden soysuz, yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan nankör, Allah'ın gazabına, meleklerin lanetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın! Cenab-ı Hak, bu gibi insanların ne tevbelerini, ne de adalet ve şahadetlerini kabul eder.

İNSANLAR!

Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Âdem'in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Allah yanında en kıymetli olanınız, O'na en çok saygı göstereninizdir. Arabın Arap olmayana -Allah saygısı ölçüsünden başka- bir üstünlüğü yoktur.

İNSANLAR!

Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?

"-Allah'ın elçiliğini ifa ettin, vazifeni yerine getirdin, bize vasiyet ve öğütte bulundun diye şahadet ederiz." (Bunun üzerine Resûl-i Ekrem mübarek şahadet parmağını göğe doğru kaldırarak sonra da cemaat üzerine çevirip indirerek şöyle buyurdu.)

Şahid ol yâ Rab!

Şahid ol yâ Rab!

Image Hosted by ImageShack.usŞahid ol yâ Rab!Image Hosted by ImageShack.us



Zaman



www.flickr.com
canahmedim's Esmaül-Hüsna photoset canahmedim's Esmaül-Hüsna photoset




Ne Çok hatıram Var Seninle Rabbim!...

 

Ne çok hatıram var seninle Rabbim
Bazen uzaklara salıyorsun beni
Arayıp bulayım diye seni.

O zaman içinde bulunduğum karanlıklardan NUR'una yol alıyorum
''Allah müminlerin dostudur.Onları karanlıklardan NUR'a çıkarıyor''ayeti ümidim ve kılavuzum oluyor.

Karşıma hayeller,gölgeler çıkıyor.Yolumdan alıkoymaya çalışıyorlar.
O zaman İbrahim gibi ''Ben gelip geçen şeyleri sevmem''diyorum.
Bu arada mektuplarını okuyorum.

Tatlı bir esintiyle geliyor sözlerin bazen
Hele o baharda açan çiçekler yok mu?Hem senin güzelliğini okuyorum onlarda,hemde beni güzelleştirmek,geliştirmek istediğini...

Başını toprakdan çıkaran filizleri görüyorum.
Sanki bana ''Sende bu dünya toprağından başını çıkar,ahiretin güzel ikliminde filizlen,uzat dallarını cennete,ebedi meyveler ver''diyorsun.

Ahh Rabbim;
Bazen bunları unutup dünyaya sarıldığım oluyor.
Hani neredeyse seni unutacağım.
O zaman dünyayı elimden alıyorsun,dikenleriyle elimi kanatıyorsun.

Sanki bana ''Senin asıl yurdun burası değil senin asli vatanın var.Seni bekleyen peygamberler,sıddıklar,şehitler,salihler var.BEN VARIM''diyorsun.
O zaman şükrediyorum sana.Beni unutmadığından,terketmediğinden dolayı.

Ya günahlarım,günahda ısrarım yokmu?
Ozaman bana darılmışsın gibi geliyor.Şu sözünle teselli buluyorum,ümitleniyorum.''Rabbin seni terketmedi,darılmadı da''
O zaman dünyalar değil cennetler benim oluyor.

Senin güzel isimlerini kalbime dolduruyorum.Seni herşeyden çok seviyorum.

İsmail ACARKAN

Tarih: 09:29, 6/2/2010 Kategori: Hissiyatimiz___
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

BİR BESMELE ÇEK GÖNÜLDEN...

 
 

Bir Aksam Üstü Yüreğin Daralırsa;
Gözlerinden Tövbeler Taşarsa;
Avuçların Dualarla Dolarsa ;
Bir Besmele Çek Gönülden
Katran Karası Geceler Seni Boğarsa;
Vücudunu Soğuk Terler Basarsa;
İcinde Ard Arda Toplar Patlarsa;
Bir Besmele Çek Sessizce
Sır Verecek Bir Dost Bulamazsan;
Günahlarından Ayrılamazsan;
Boğuk Boğuk Hep Ağlarsan;
Bir Besmele Çek Yürekten
Gönül Dostlarını Birgün Bulursan;
O Yüce İlahiyata Kavuşursan;
Şükr Dualarını Hep Okursan;
Bir Besmele Çek Unutmadan
Huzuru Neşeyi Islamda Bulursan;
Başladığın Her İşte Onu Anarsan;
Kalbini Tüm İnsanlara Açarsan;
Bir Besmele Çek Her Seferinde
Nefsinle şeytana Cihad Açarsan;
Her Hayırlı işe Koşarsan;
Muhammed Aşkıyla Tutuşup Yanarsan;
Bir Besmele Çek Kalbten ...

Ali Hakkoymaz
 
 

Tarih: 09:17, 6/2/2010
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

Allahım!...

 Allahım!

Alemlere Rab olan Sensin.

Görüyorsun her şeyi, Sen öğrettin bana görmeyi .
Duyuyorsun her sesi, Sen öğrettin bana duymayı .
Biliyorsun her ne varsa, Sen öğrettin bana bilmeyi .
Ben "hiçbir şeydim, Sen varettin, bir "şey" oldum.
Varlığı Sen'le bildim, yokluğu Sen'le öğrendim.
Sen ki, bana sayısız nimetler bahşettin.
İsimlerle donattın içimi ve dışımı, hem var hem yâr ettin.
Sen ki, beni dünya evine buyur ettin, ağırladın, ikram ettin
Hamd de şükür de yalnız Sana'dır.

Sen ki, bana

"Konuşmak' için 'Dil',
'Sevmek' için 'Kalp'
'Düşünmek' için 'Akıl' verdin.
Sen ki, bana
'Görmek' için 'Göz',
'Duymak' için 'Kulak',
'Dokunmak' için 'El' verdin.

O kadar fakirim ki zenginliğin karşısında, kabul eyle acziyetimi.

O kadar zayıfım ki gücün karşısında, geri çevirme abdiyetimi.
O kadar kulum ki, öyle bir Rab'sın Sen.
Kelimeleri ihsan eyledin bana.
En güzel kelimeler Senin'dir, en güzel kelimelerim Senin içindir.
Beni bağışla, hatalarım, kusurlarım, günahlarım için.

Bilirim ki Senin merhametin,

Cömert topraktan daha çoktur.
Bilirim ki, Senin rahmetin
Yağan yağmurdan daha fazladır.
Yine bilirim ki, Senin şefkatin
Annenin çocuğuna duyduğundan daha ötedir.

Kapına kul olarak geldim, şereftir bu benim için, karşındayım Ya Rab!.

Anahtarı almaya layık eyle beni.

Kapını açıp gark olayım sonsuz rahmetine, imdâd eyle.

Beni kendini bilenlerden eyle, kendinden habersiz eyleme beni.
Beni güzel bir vesile kıl şu yalan dünyada, düşürme şer yollara.
Beni İman'a ehil, İslam'a delil, Hakikate râm, Saadete merâm eyle.
Yarattığın 'Su' ve 'Toprak' ve 'Hava' ve 'Ateş' hikmetine,
'Eşref-i Mahlukat' sırrına ulaştır beni Ya Rab! .
Elif'ten Yâ'ya, anlamayı ve anlaşılmayı nasip eyle

Amin…
Alıntıdır


Tarih: 16:33, 31/1/2010 Kategori: Dua bir iksirdir___
Yorum (4) | Yorum yaz | Bağlantı

SUSMAK...

 
Kelimelerin anlamlarını yitirdiği bir vakitte susmak…
Kör kuyulara terk edildiğin bir vakitte,
Haykırışlarını gidenlerin ardı sıra duyuramadığın,
Karanlık bir gecenin esaretinde kaybolduğun bir anda susmak…
Kızgın çöllerde su bulamadığın veya bulamayacağını idrak ettiğin vakitte susmak…
Ufuktaki kızıllığa gark olup ukbanın seherine vardığın bir vakitte susmak…
Mevsimlerin bir birini aratmadığı
Yağmurun ıslatmadığı, güneşinse yakmadığı bir vakitte susmak…
Yıldızların bile kamere meftun olmadığı bir vakitte
Akarsuların denizlere varmadığı, denizlerin ise okyanuslara koşmadığı bir vakitte susmak…

Susmak…
Kalbi fırtınaların dehlizlerinde bir feryada yürüyen hissiyatıma
La havle çekip susmak…
Yetimlerin toza bulanmış saçları okşandığında
Kana bulanmış ellerin tövbeye açıldığında susmak…
Ya leyl üstümüze karanlığını örttüğünde
Herkes kendince kendine döndüğünde
Bir vaveyla kulakları patlatırcasına yükseldiğinde susmak…
Kâğıda yürüyen kelimelerin,
Mateme bürünmüş sözcüklerin,
Dilin mecalsiz ve elin takatsiz kaldığında susmak…
Hüznün nemli caddelerinde yürürken
Herkesin seni terk ettiği ama hüznün terk etmediğinde,
Yalnız kaldığında ve yalnızlığı sevmeye alıştığın da susmak…

Susmak…
Gözyaşlarının kelimelerin manalarını yıkadığı bir saatte susmak
Yürek sevdasının yangınıyla yanmayan bir gönüle sevdayı anlatmadan susmak…
Gidişlerin hicranına bürünmüş bir sabahın ufkunda
Elvedaları dilimizden düşürmemek adına susmak…
Garipliğin sancısının simanda çizildiği bir vakitte susmak…
Ah ve ofların bahçesinde boy verdiği sitemkâr hanenin önünden geçerken
susmak…
Bakışların manidarlığından sıyrıldığı bir vakitte susmak…
Gönül kapılarının yüzüne kapandığı ve ikindinin hüznünü yürekte hissettiğinde susmak…
Gecenin karanlıklar Ummanlarında alabora olduğunda,
Yunus’a seslenen Rahmani sesi kulaklarında ağırlamak adına susmak…
Musa’nın Tur-u Sina’daki duasına yürekler çatlatırcasına amin deyip susmak…
Yusuf’un nefsinin karayeline kapılmadığı ve edep meltemiyle arındığı bir vakitte susmak
Yakup’un gözler dağlayan hicranına teselli olacak kelimelerinde,
Yusuf’un kanlı gömleğiyle paramparça olduğu zamanda susmak…

Susmak…
Sevgiliye meftun bulutun sevdası karşısında susmak…
Gafletin elinden Nur_u Dilaranın cemaline savrulan taşların mahcubiyetiyle susmak…
Hicretle ayrılığa mahkum edilen Mekke’nin hicranına bürünerek susmak…
En şerefli ağaç olarak bilinen hutbelerin yoldaşının ardın sıra özlemden kuruduğu anda susmak
Ebu Bekir’in babasını can dostta feda ettiği yarenliğin en yüce mertebesinde,
Ömer’in sevdasına bürünüp, adaletiyle gönülleri fethettiği, bir vakitte
Osman’ın edebiyle melekleri bile hayran bıraktığı
Ali’nin bedeninin küçüklüğüne aldırmadığı, yüreğinin büyüklüğüyle ölüme meydan okuduğu bir vakitte susmak…
Ensar ve Muhacirin gönüllerindeki muhabbetti simalarındaki akse yansıdığı bir anda susmak…
Bilal-i Habeşi’nin ALLAH BİRDİR sözüne mazhar olduğun saniyede susmak…
Ve Sevgilinin ikliminde dolaşan tüm varlıkların dili kelamından dökülenleri duyduğun anda susmak…
Dildeki savunmaların anlamlarını yitirdiği, uvuzların bir bir dile geldiği bir vakitte susmak…
Dünyalık kelamların varlığının hiçliğe sürüklediği bir gecede susmak…
Söylenmemiş cümlelerin dahi tek ve yegane dinleyicisi olan HAKK’ın huzurunda susmak…
İhlası derinliklerinde saklayan yüreğin konuştuğu bir vakitte
Günahkar bir dilin haykırışına prangalar vurup susmak…
Dünya rıhtımından, ukba okyanusuna

Ilknur Doğanay
 


 


Tarih: 15:49, 16/1/2010 Kategori: Hissiyatimiz___
Yorum (4) | Yorum yaz | Bağlantı

Buradan Bir Müslüman Geçti Denilecek...



Image Hosted by ImageShack.us
Estiğin yerlerde hoş bir koku bırakacaksın, takip edilecek bir iz... Bu yapabileceğin en asgari hizmet insanlık için..

Buradan su geçti denilecek, buradan bir müslüman, buradan kaliteli, iyi yetişmiş, ALLAHa karşı sorumlulukları iyi hazmetmiş bu sebepten içinde bulunduğu dünyayla, birlikte yasadığı insanlarla nasıl ilişki içinde bulunacağını bilen bir kul geçti denilecek…

Attığın her adim, konuştuğun her kelime bir anlam, bir değer taşıyacak… On yıl önce ayni sofrada oturduğun bir dostun, kapısının önünden bir kere geçtiğin bir komsunun, yol üzeri görüp sıcak bir tebessümle selam verdiğin her bir kimsenin hatırını taşıyacaksın kalbinde…

Küçümsemeyeceksin hiç bir şeyi ve hiç kimseyi, her insandan alacak bir şeylerin olduğunu varsayacaksın. Düşüneceksin ki eğer ALLAH bu insanı yaratmaya değer kıldıysa bana düsen de ayni saygıyla yaklaşmak, muamelede bulunmaktır ve unutmayacaksın ki karsındakine gösterdiğin saygı kendine olan saygının bir yansımasıdır…

Dünyayı değiştirebileceğin, zulümleri durdurabileceğin, topluma dürüstlük tohumları ekebileceğin umudunu taşıyacaksın hep… Tek bir senle değişeceğine inanacaksın bu dünyanın... Rasul tek bir insan değil miydi?

Duruşun temsil edecek düşüncelerini ve ahlakını… Yaptığın her iste, girdiğin her ortamda en iyi olmayı hedefleyeceksin... Bunu insani gururunu tatmin etmek cin değil, mensubu olduğun eşsiz dine olan borcundan, dizinin dibinde yetiştiğin insanların emeğine olan saygından yapacaksın.

ALLAH için bildiğin doğruyu gözünü budaktan sakınmadan savunacak, ALLAHın adaletini girdiğin her ortama hakim kılmaya çalışacaksın…

Yaptığın en ufak bir hayrın, birinde bıraktığın bir parça güven duygusunun günün birinde hiç ummadığın bir anda karşına çıkacağı, elinden tutacağı bilincini taşıyacaksın…

İlimle yapacaksın bunları, erdemle yapacaksın, bilgiyle yapacaksın... ALLAH için, Onun rızasına ulaşmak için, huzuruna alnı ak varabilmek için yapacaksın…

Gelişme ve öğrenmenin sonu olmadığı bilinciyle ve başın öne eğildiği oranda ulaşmak istediğin hedefe yaklaştığın bilinciyle yapacaksın ...

Değil mi ki; “insanlar başaklara benzerler içleri doldukça başları aşağıya eğilir...




Tarih: 21:16, 4/1/2010 Kategori: Nereye bu gidis___
Yorum (3) | Yorum yaz | Bağlantı
<- Sonraki Sayfa ->



BLOG DESİNG BY AHMEDS


Muhabbet Fedaileri on Facebook
Feedjit Live Blog Stats