ahmeds...Güzellikler Rabbimizden,kusurlar nefsimizdendir...
"Fânîyim, fânî olanı istemem; âcizim, âciz olanı istemem.Rûhumu Rahmân;a teslim eyledim, gayr istemem.İsterim, fakat bir yâr-ı bâkî isterim.Zerreyim, fakat bir Şems-i Sermed isterim.Hiç ender hiçim, fakat bu mevcudâtı birden isterim." Bediüzzamana hz.
Kelimeler Kalpten akan katrelerin kabı… Kalpte ne varsa o damlar ve tekrar ait olduğu yere döner damlalar... Kimliğin kilididir kelimeler… Kibar kalpten kelamın kibarı damlar, kem kalpten de kem kelime…
Boş değildir kelimeler, boş olanlar bile bir boşluğu ifade eder… Hiçbir kelime de boşlukta kalmaz, bir kalbe konuk olur… Keder kelimeleri kederliler kapar, kimsesizlerinkini kimsesizler tutar, sevinçliler sevinçlileri sevindirir… Yaslıları yaslandırır yaslı kelimeler…
Hikmetin kabı, mananın kılıfıdır kelimeler… Mana denizi kabardığında kelime dalgasıyla vurur yürek sahillere… Sahile değişik şekiller verir bazen nazlı, bazen hırçın vuran dalgalar… Engin denizlere yelken açmak da kelime teknelerine binmekle olur… Denizle sahil arasında gelgitleri oynar kelimeler…
Kimse kaçamaz kader kelimelerden ve kader olan kelimelerinden… Kem bir kelime kendinin yazdığı yazgıdır ve tekrar sahibine yansır… Hased hasisliktir, sahibini yakar… Gıybet kendini dişlemektir… Zan zulmü, zamansız yakalar kişiyi…
Kelime varsa bir kalem vardır… Bir kelimedir kâinat… Kâinatı “Kün” ile yazan kader kalemi, her bir kalbe de ayrı bir imza atmış, her ömre farklı bir yazgı yazmıştır… Motif motif çizmiştir “an”ları, desen desen yapmıştır yolları…
Kün kaleminin ucundaki zerrelerle yazılmıştır kâinat… Galaksilerin kavislerinden, kelebeklerin kanatlarına aynı mühür konmuştur; “Vav”… Aynı kalem kalbin göz bebeğinden göğün göğsüne bir çizgi çekmiştir; “Elif”… Ve insan her bir şeyde “Hu” yu okusun diye yaratılmıştır.
Kâinata ve kalbe yazılanlara iyi okumak güzelliklerle bezenmektir… Kem kelimelerle kirletmez kalbini… Hikmet konuşmak varken gıybet etmez, tefekkür ederken hasislik düşünmez, güzelliklere nazar ederken zanna zamanı kalmaz…
Hayatıyla bir “Elif” yazar, “Vav” vuslatıyla yürür, yüreği “Hu” okur.
İslam dini,müslümanlar arasında sevgi,kardeşlik ve birlik beraberlik şuurunun gelişmesi için her türlü emri vermiş,çeşitli müesseseler kurmuştur.
İslam'ın kurduğu kurumların başında "câmi" gelir.Câmi bir medeniyet kaynağıdır.Câmi ibadet ve kulluk ocağıdır.Camiye gelen mü'minler,kıldıkları namazla,Allah'la başbaşa olmanın manevi zevkine ererler.
Şair diyor ki;"Sözde İslam... Bir ferdi bir ferdine kaynamaz,bu halle,câmi'de saf saf namaz!
camiler serbest ama bütün yolları yasak;
onlar meydana hakim,bizse cami'de tutsak...
Şairin dediğinde elbette gerçek payı vardır.Doğru oturup doğru konuşmak gerekirse,günümüz insanlarının çoğunda,maalesef İslami şuur yoktur.Yeterli din eğitimi verilmeyen bir cemiyette elbette durum böyle olacaktır.
"Bir toplumun düzelmesi ve bozulması iki şeye bağlıdır;Alimler ve devlet adamları." (Hz.Muhammed s.a.v).Camilerde İslamın her kuralı anlatılıyor mu? elbette hayır."Diyanet İşleri Başkanlığı,Laikliğin ayakta durmasını sağlamak için kurulmuş bir teşkilattır." mâlum,on iki yaş altı çocukların camide Kur'an öğrenmesi yasaktır.
Derler ki: "Sevgi, ruhlar arasındaki benzeşmeden dolayı oluşan imtizac ve kaynaşmadan ibarettir. Nitekim bir suyu diğer bir suya karıştırınca birbirinden ayıklamak imkansızdır. Bu nedenle iki şahıs arasındaki sevgi öyle bir noktaya varmaktadır ki, birisi diğerinin acısını duyar olur; onun haberi olmadan yakalandığı hastalığa yakalanır."
ben de önce elif demek istedim, sonradan her şeyi söyleyebilmek adına
göster bize ışığını; dinsin acılarımız
her karanlık gecenin bir sabahı vardır.derler ya, her çekilen acının
ardından da mutluluk gelir mi acaba? doğan güneşin odanın içine sızıp bizi
ısıtması gibi mutluluk da ruhumuza sızıp yüreğimizi ısıtır mı çekilen onca
acıdan sonra. ama bir anda dönmesin yüzünü bize mutluluk, önce bir uzaktan
hissettirsin kendini. ne de olsa bünye alışkın değil ona, güzellikler
getireceğini umarken daha fazla yakmasın bedenimizi sıcaklığıyla. önce
mutluluk göstersin yüzünü sonra acılar yavaş yavaş terketsin bizi. ilmek
ilmek sarsın yüreğimizi, sonra tüm ruhumuza işlesin. acılar direnemesin ve
emanet etsin bizi ona. kim bilir belki bir gün geri dönerim diyerek ama
hiç dönmemeyi de umarak. zaten alışkındır o bu vedalara. ona hep yol
görünse de davetsiz gelen o misafire emanetini hep gönül rahatlığıyla
teslim etmiştir. gün gelir yorulur mu acaba o da hep gitmelerden, gelen
mutluluğu geri çevirir mi acımasızca. kim bilir gecenin güne doğma dediği
gün belki o da vazgeçer mutluluğa teslim olmaktan.
hem, bu dünyada hep acılarla boğuşsak ne çikar. önemli olan sabredebilmek
onca zorluğa ve şaşmamak bildiğinden. elif gibi dimdik olabilmek yani.
yaşanan acılar pes etmek için değil, inandığına daha da sıkı bağlanmak
için bir sebep olmalı. sonra da beklemeli güneşin yüzünü göstermesini.
Testi neyle dolu ise o sızar..
Sızan kelimeler temizse,kelimelerin değdiği kulak değil yüreklerde tutmalı onları..Şayet kirli ise,kimsenin temiz kaplarını kirletmemeli inşaallah..
A.S Ahmed kardeşim asıl yüreği güzel olan sensin dualarında olmak bana
büyük gurur paylaşımların ve duaların için rabbim senden razı olsun
hayırla sağlıcakla rabbime emanet ol sevgiler kardeşime...
Elifolmakzordur
Çünkü elif olmak
Yuvarlak bir dünyada dik durmanın
Dik ve önde
Belki acıyla
Ama vazgeçmeden durmanın
Dünya ne kadar dönerse dönsün
Olduğu yerde kalmanın adıdır elif olmak
Kaç silah varsa elife çevrilir
Elif hep olduğu yerdedir
Silahlar patladığında ilk vurulan eliftir
Zordur elif olmak
Elif olmak hep vurulmaktır
Elif olmak yalnızca elif olmaktır
Ne B, ne T, ne S
Elif
Yalnızca elif
Elif demeden hiçbir şey denilemez
Ben elif dedim
Artık her şeyi söyleyebilirim.
Mevlana İdris
paylaşım adına Mevlam razı olsun çok güzeldi yüreğinize saglık sevgiler sonsuz saygılarımı sunarım Fasl_ı gül
Ey ortağı, benzeri bulunmayan, pâk, kutsal Rabbimiz! Bize yardım et ve günahlarımızı bağışla. Bize ince, derin mânâlı, tesirli güzel sözler ilham et de, onlarla duâ ederek senin merhametini kazanalım. Ya Rabbi! Duâyı ettiren, bizi sana yalvartan da sensin, duâyı kabul eden de sen. Ümit de, emînlik de, korku da, mehâbet de senden gelmektedir. Ey söz sultanı! Biz yanlış söyledi isek, sen düzelt. Her şeyin düzelticisi sensin. Allah’ım sen de öyle bir kudret, öyle bir güç var ki, onunla dilediğini, dilediğin şeye çevirirsin (1).