ahmeds...Güzellikler Rabbimizden,kusurlar nefsimizdendir...
"Fânîyim, fânî olanı istemem; âcizim, âciz olanı istemem.Rûhumu Rahmân;a teslim eyledim, gayr istemem.İsterim, fakat bir yâr-ı bâkî isterim.Zerreyim, fakat bir Şems-i Sermed isterim.Hiç ender hiçim, fakat bu mevcudâtı birden isterim." Bediüzzamana hz.
Hislerine kapılıp da bir saman çöpünü, yani fani bir güzeli kendine yakın bir dost olarAk seçme. Çünkü ondaki sevgi ve yakınlık duygusu geçicidir.
Sen kalıcı dostu ara.
Eğer Allah 'tan başka senin gönül verdiklerinde vefa ve bağlılık olsaydı,senin en vefalı yakının olan annen ve babanın dostluğu nerede?
Eğer Hak'tan başka biri dayanmaya ve güvenmeye layık olsaydı ,seni yetiştirenlere bağlılığın ,dostluğun devam etmez miydi?
Senin süte memeye olan alışkanlığın kalmadı; Mektepten nefret ederdin; o da geçti gitti.
O dostluk,o alışkanlık onların varlık duvarlarına akseden ışıktı. O ışık güneşe döndü gitti.
Hak güneşin ışığı her her neye düşerse, ey yiğidim sen ona aşık olursun.
Böylece sevdiğin her varlıktaki güzellik Allah 'tan geliyor.
Sen her neye aşık olursan o şey ilahi sıfatlardan biri ile yadızlaşmış,nurlanmış.
Gönül verdiğin şeyin yaldızı aslına gidip de o çirkinleşince,bakırı meydana çıkınca,tabiatın ona doyar,ondan hoşlanmaz,onu boşlayıverir.
Sevgilinin seni büyüleyen o yaldızı güzelliğinden elini ayağını çek; bilgisizlik yüzünden sahte bir madeni altın sanıp da hoşdeme.
Çünkü sahte şeylerdeki hoşluk,güzellik iğretidir. Görünüşte süslü ve püslüdür ama altında süssüzlük ve çirkinlik vardır.
Fani varlıklarda görülen güzellik,ilahi güzelliğin iğreti olarak onlara aksetmesinden ibarettir.Akseden o nur,günün birinde aslına geri dönecektir. Bu yüzden ey salik;iğreti güzelliklere bakmada ,sen onun aslını,yani güzelliği vereni ara!
Güneşin duvara düşen nuru, yine güneşe gider. Sen duvara düşen nura değilde,o nuru düşürene,yani güneşe git. Sana layık olan da odur. Mademki oluktan su akmadı, yani güzellerden vefa görmedin; Bundan sonra suyu sen göklerden elde et.
Unutmayın ki siz ''Hatice''olmadan eşiniz ''Muhammed'' olmayacaktır....Unutmayın ki siz ''Talha''olmadan eşiniz ''Rumeysa'' olmayacaktır....
Hayırlı cumalar efendım....
Güneşin duvara düşen nuru, yine güneşe gider.
Sen duvara düşen nura değilde,o nuru düşürene,yani güneşe git.
Sana layık olan da odur.
gönlüne sağlık oğul.mevlam paylaşımlarının
istifadesini bol eylesin inş. vefalı oğul.
Senin gibi olmak zor geldi bize ya Rasul!
Senin gibi anlamak, senin gibi ağlamak, senin gibi olmak zor geldi bize
Neler yapmadık ki,neleri atmadık ki hayatımızdan,düşünmeden, anlamadan geçen nice zamanlarımız oldu
Neler demedik düşünmeden
Hep biz olmalıydık, dedik
Her şeyi ben bilir ben yaparım, dedik
Herkes bana bakmalı, benimle ilgilenmeli, benim olduğum yerde başkası olmamalı, dedik
En yakışıklı erkek, en güzel kız ben olmalıydım nidaları hiç düşmedi dilimizden, bu uğurda neler yapmadık, kimleri harcamadık ki
Hep büyük olmak istedik,her zaman her yerde tek olmayı, ulaşılmaz olmayı istedik
Para dedik, parayı aradık ve onu bulduğumuz yerde herşeyi kaybettik
Neler yaptırmadı ki bize, kimleri sevdirmedi, kimlerden nefret ettirmedi,
nice dostları kaybettik onu kazanmak için ve nice düşmanlar kazandık onu kaybetmemmek için
Para dedik parayla yandık
Şöhret dedik şöhretle yandık
Hep ben dedik benlikle yandık
Ama ALLAH (c.c.) deyip ALLAH (c.c.) aşkıyla yanmak zor geldi bize
İnsanları küçük görmek en büyük zevkimiz oldu.
Makamımız, mevkimiz enaniyetimizi körükledikçe bizden daha büyük kimse yok dedik.
Her halimiz, her sözümüz benlik emarelerinden kurtulamıyordu
İsmimiz altın harflerle yazılmalıydı kitaplara
Resmimiz yapılmalı ve her yere asılmalıydı
Dillerden düşmemeli, akıllardan hiç çıkmamalıydık
Ve istediklerimiz oldu
İsmimiz altın harflere olmasa da altın yaldızlı harflerle yazıldı kitaplara
Resmimiz yapıldı ve resmimizin altına işte o yazıldı
Heykellerimiz dikildi köşe başlarına ve herkes hayran gözlerle izledi
Dillerden hiç düşmüyor, akıllardan hiç çıkmıyorduk.
İşte artık her şeye sahiptik
Bütün bunları kazanırken bir tek ve en önemli şeyi kaybettiğimizi hiç düşünemedik
Dünya öylesine sarmıştı ki bizi,
Gözlerimiz öylesine perdelenmişti ki
Kazandıklarımız öylesine tatlıydı ki
En önemli kazancımızı; Dünya ve ahiret saadetimizin anahtarını gönlümüzün huzurunu,gözümüzün nurunu kaybettiğimizi göremedik, anlayamadık, hissedemedik.
Evet bunları kazanırken imanımız elden kaçıyordu.
Artık ALLAH (c.c.)yu unutuyor, O (c.c.nun emirlerine karşı lakaytlaşıyorduk.
Bize sunulan nimetlere nankörlük ve emanetlere ihanet artık hayatımızın bir parçası haline gelmişti
Bilemedik, anlayamadık
Dönmek, doğruya yönelmek, hatalarımıza kalem çekmek zor geldi bize
Ama ne pahasına olursa olsun;
Dünyanın her türlü nimetinden mahrum kalmak,
İnsanların alaylarına maruz kalmak,İtilmek,Kakılmak,Küçük düşürülmek
Evet ne pahasına olursa olsun;artık vazgeçiyorum dünyanın bütün nimetlerinden.
Artık RABBiME yönelmenin, O (c.c)nu bulmanın, O (c.c.)nu anlamanın,O (c.c)nun aşkıyla yanmanın, O (c.c)nun varlığında yok olmanın zamanı gelmişti…
Bütün insanlara,
Bütün sahte dostlarıma,
Bütün düşmanlarıma,
Bütün fantezilere,
Bütün günahlara,
Bütün dünyaya sesleniyorum
Ben Rabbimi buldum sizi kaybetsem ne olur
Ben Rabbimi sevdim sizi sevmesem ne olur
Ben Rabbime kul oldum size köle olmasam ne olur
Ben gerçeği buldum siz anlamasanız, dinlemeseniz ne olur
Artık bırakma vaktidir sizi,
Artık yönelme vaktidir Rabbime,
Artık secdeye varıp ağlama vaktidir bugün,
Artık Azraille olan buluşmaya en güzel bir şekilde hazırlanma vaktidir bugün,
Artık dünyadan göçüş müjdesi gelene kadar
ALLAH (c.c.)a kul olma,
ALLAH (c.c.) aşkıyla yanma,
ALLAH (c.c.)ın varlığında yok olma vaktidir bugün!
Leyla dedimse Sen, Canan dedimse Sen, Yar dedimse, Yaran dedimse Sen, Sen gizlisin en asikar varliklarda, isimler farkli farkli olsada,
Sen islenmissin kalbimizin mahzenine, Sana cikar bütün yollar, Sana acilir bütün kapilar, sevdalar Sende kemale erer. Adimlar hep Sana atilir. Siirlerin kalbinde Senin adin saklidir, nagmeler Sana bestelenir.
Yelkovan askinla, akrep askinla döndürür zamani, döndükce, dünya döner askindan, aktikca, nehirler akar ardindan...
Hasret Senin adindir, özlem Sensin icimizde...
Kandillerde isiklar ansizin söndügünde, Sensin en parlak Nur yüregimizde.
Seni konusur hatipler, Seni susar evliyalar, Sana bakar asiklar, Sana kosar sevdalilar. Secdeler Sana yükselir, dalga dalga Sana ulasir zikirler.
Bize kalem ile yazmayi ögrettiginden beri, Sana yürür kelimeler. Sen deyince susar dillar, yanardaglar kizsada gönülde...
Ferhat daglar ardinda aradi Seni, mecnun cöllerin bagrinda. Masivayi seviyor görünsede gönül, sevmek, Seni sevmekdir aslinda. Yanmakdir, yanardaglar gibi icden ice ve susmakdir Seni sevmek, yalniz Seninle konusmakdir, Seninle dertlesmekdir, yandikca susamakdir, susadikca yanmakdir, en güzel sarabi tatmakdir Seni sevmek, Hak ile dolmakdir, ham iken olmakdir, hicbir zaman solmamakdir seni sevmek...